Kıskançlık ilişkiler için tatlı bir his.
Bu hissi bazen aşırı hissettiğimizde ise ilişki acılaşabiliyor. Aşırı
kıskanç bir eş ya da sevgili o ilşkiyi zindana dönüştürebiliyor. Her
zaman söylediğimiz gibi bir şeyin azı karar, çoğu zarar.
Kıskançlık hakkında ben de çoğu zaman araştırma yapıyorum. Merak ediyorum neden kısanıyoruz kıskanınca neden üzülüyoruz ?
İşin psikolojik boyutu var elbet de. Psikolojide kıskançlık nedir, ne değildir ?
Psikologlara göre kıskançlık, var olan bir
aşka, ilişkiye veya onun kalitesine yönelik tehdide bir tepki… Gıpta
ve hasetten farklı olarak hep üç kişi ve kaybetme korkusu vardır.
Kıskanan insan birçok duyguyu aynı anda yaşar, aklından bin türlü
düşünce geçer, bir sürü farklı davranış biçimleri sergiler.
Duygular: Acı, kızgınlık, kin, üzüntü, haset, keder, aşağılanma.
Düşünceler: İçerleme, suçlama, kendini rakiple kıyaslama, imajın sarsılmasından korkma, kendine acıma.
Davranışlar: Kendini bitkin hissetmek,
titremek ve terlemek, sürekli soru sormak ve karşındakinden sürekli
güvence istemek, saldırgan davranışlar, hatta şiddet.
Dozunda Kıskançlık İyidir
Kıskançlık dozunda olduğu sürece, var olan
bir ilişkinin korunmasını bile sağlayabilir. Kişilere, eşlerinin
çantada keklik olmadığını hatırlatır. Karşındakine emek vermeye, onun
kendisini değerli hissetmesi için çaba göstermeye yöneltir.
Ölçüyü Kaçırmayın
Bazen kıskançlıkta ölçü kaçar. Bu tarz
kıskançlıklar gerginlik yaratır. Karşıdaki, kıskançlığa mahal vermemek
için sürekli temkinli davranmak, tetikte olmak zorunda hisseder.
Durumun farkında olan kıskanç taraf ise kendini suçlama ve haklı
çıkarma arasında gidip gelir.
Nasıl Başa Çıkılır?
Çiftlere bazen hayatı zehir eden,
ayrılmalarına bile yol açan kıskançlık duygusuyla başa çıkmak aslında
hiç de kolay sayılmaz. Uzun zaman ve emek isteyen bir mücadele
olabilir. Eğer kıskançlığınızın çocukluğunuzda yaşadıklarınızdan
kaynaklandığını düşünüyorsanız, bir psikolağa başvurmanızda yarar var.
Çocukluğunuzla ilgili bağlantı kuramıyorsanız o zaman şu noktaları gözden geçirmeniz faydalı olabilir
Kıskançlığınızın gerçekçi olup olmadığını
gözden geçirin. Onu neden kıskandığınızı düşünün. Gerçekten ilişkinize
yönelik bir tehdit söz konusu mu? Sizin tavırlarınız ilişkinizi
kötüleşmesine neden mi?
Kendi kendinize telkin edin. Kıskançlık
belirtileri hissettiğinizde eşinizin sizi sevdiğini, size bağlı
olduğunu ve size saygı duyduğunu hatırlayın. Sevilmeye layık, hoş bir
insan olduğunuzu ve ters giden bir şeylerin olmadığını söyleyin kendi
kendinize.
Eşinizden güvence isteyin. Kıskançlıkla başa çıkmanın iyi bir yolu da eşinizden güvence istemek. Neden olmasın?
Eşiniz Size Göz Açtırmıyorsa
• Olaya farklı bir açıdan yaklaşın.
• Kıskançlığın aşkın belirtisi olduğunu anımsayın. Hemen savunmaya geçmektense, onu anlamaya çalışın.
• Kendi davranışlarınızı gözden geçirin.
• Belirli davranışlarınızın partnerinizin
sizi kıskanmasına neden olduğunu biliyorsanız, bu davranışlarınızı
değiştirmeye çalışın. Verdiğiniz sözleri tutun, yapamayacağınız sözler
vermeyin.
• Onun güvenini geliştirin. Ona, onu ne
kadar sevdiğinizi söylemek için her fırsatı değerlendirin. Onu neden
sevdiğinizi anlatın. İltifat edin, gelecek hayallerinizi paylaşın.
Olmadı, bu konuyu konuşmayı deneyin. Yine sonuç yoksa birlikte
psikoloğa gidin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder